Özlem Avcıoğlu ve Seyahat Aşkı

lara03

Seyahat Aşkı yarışmasının ikinci döneminin yeniden başladığı tam da bugünlerde gazeteci, fotoğrafçı ve seyyah Özlem Avcıoğlu’yla seyahati konuştuk, Kurban Bayramı için öneriler istedik.

Seyahat aşkınız nasıl başladı?

Ben gezgin bir anne babanın çocuğuyum. Küçüklükten itibaren onların izinden yürüyerek dünyanın çeşitli ülkelerine ve yerlerine seyahate başladım. Annemin ve babamın gezdikleri yerlerde, gittikleri şehirlerde çektirdikleri fotoğraflar; oradan bana attıkları kartpostallar; getirdikleri objeler ve 4 yaşımda İsviçre’ye yaptığım seyahat çocukluk denince aklıma gelen ilk anılar, anlar… Yeni yerler, yeni tatlar keşfetme; yeni insanlar kültürler tanıma isteği beni dünyanın birçok yerine götürdü. Hala da götürmeye devam ediyor.

Bu aşk nasıl işe dönüştü?

2010 yılında Travelmodus.com adlı siteyi kurdum, gördüklerimi ve deneyimlerimi paylaşmaya başladım. İngilizce ve tüm dünyaya yönelik bu site modern bir seyyahın seyir defteri gibi.
“Seyyah” ve “seyahat eden”i birbirinden ayırıyorsunuz. Sizce seyyah kimdir?
Seyyah seyahat etmenin ötesinde deneyimlerini paylaşan kişidir. Marco Polo’yu, Evliya Çelebi’yi seyahatnamelerinden biliyoruz.

Sizi en çok heyecanlandıran coğrafya hangisi?

Kızılderili kabilelerinin yaşadığı topraklar, özellikle de Utah ve Arizona. Bu topraklarda kendimi çok iyi, oraya ait gibi hissediyorum. Belki de geçmiş yaşamımda Kızılderili’ydim.

 Sizi şu ana dek en çok şaşırtan neresi oldu?

Pek bir şey beklemeden gittiğim İzlanda… O kadar büyüleyici ki şehir seven biri olarak bilirdim kendimi, orada doğa aşığı oldum. İzlanda aynı zamanda fotoğrafa merak sardığım ülkedir. Oradan o zamanlar yaşadığım New York’a geri dönüp NYU’da fotoğraf okumaya başladım.

 Kurban Bayramı yaklaşıyor, birçok insan bu tarihi tatil fırsatı olarak görüyor. Yurt dışında ancak mütevazı bir tatil geçirmek isteyenlere özel alternatifler önerebilir misiniz?
Çok yakın hatta araba ile ulaşabilecekleri Selanik, Kavala’da ekim ayı başında harika bir sonbahar geçirebilirler. Vizesiz gidilebilecek Beyrut’un da tam zamanı. Deniz mevsimi hala devam ediyor olacak. Viyana, Budapeşte, Prag gibi şehirlerin de sonbahar en güzel zamanları hem de Avrupa’nın diğer şehirlerine göre daha hesaplılar.

Bir de hem gezmeyi hem eğlenceyi sevenler var. Onlara en uygun destinasyonlar hangileri?
Tabii ki New York, ardından Londra ve Hong Kong. Bu şehirler kendilerini yeme içme eğlence ve sanat, müze, sergiler, sahne oyunları ve gösteri açısından sürekli yenileyen yerler.

Hafta sonu kaçamakları ve kısa tatiller için yurt içinde nerelere gidilebilir? Bir aile tatili için önerileriniz?

Doğa ve dinlenmek ve için önerim Bozcaada, Ayvalık ve Cunda. Hareketi ve tarihi sevenler için de Kapadokya.

Özgür ruhlu seyyahlara, hep aynı yerlere gitmekten sıkılanlara yurt içinde hangi alternatifi önerirsiniz?

Mardin, Urfa, Halfeti, hatta tüm Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu motosikletle dolaşmalarını.

Çok sık seyahat ediyorsunuz, hem de seyahat işinizin büyük bir parçası. Sektörün trendlerini de değerlendirir misiniz?

Seyahat sektörü ekonominin iniş çıkışına bakmadan 2014 ve 2015’te büyümeye devam edecek, özellikle de lüks seyahat sektörü… Sektörün büyümesinin sebebi özellikle Çin ve Hindistan. Her geçen gün dünyada daha çok Çinli’ye rastlayacağız. Lüks markalar da Çince bilen eleman arayışına girecekler. Otantik bir deneyim yaşamak için yapılan seyahatler 2015’te çok daha fazla artacak. Yani gidilen destinasyonlarda lokallerle vakit geçirme, onlar gibi yaşama çok daha gözde olacak. 18-30 yaş grubu önümüzdeki sene çok daha fazla seyahat edecek. Olimpiyatlar nedeni ile Brezilya en gözde destinasyonardan biri olacak. Bunun yanında Kutuplar, Alaska, Namibya, Burma da en çok merak edilen ve ziyaret edilecek yerler arasında bulunacak. Gemi seyahatleri yükselişte özellikle de Asya sularında. Mobil seyahat apilakasyonları için de 2015 çok parlak bir yıl olacak. Zira dünyada akıllı telefon kullanımı her geçen gün artıyor.

Bir modern seyyah olarak valizinizde nelere yer ayırıyorsunuz? O valizdeki olmazsa olmazlarınız neler?

Fotoğraf makinam, büyük ve küçük iPad’lerim, rahat çizmeler, pardesü, bol bol fular ve şapka. Gerisi her gidilen yerden alınabilecek şeyler benim için.

Gördüğünüz her şehir, ülke, oralardaki deneyimleriniz stilinizi değiştiriyor mu? Giyim tarzınızı etkileyen, size ilham kaynağı olan yerler nereler?

Gezdiğim yerlerde stilim hiç değişmez. Çok yürüdüğüm ve saatlerce sokakta kaldığım için müzeye de gece yemeğe de gidilebilecek rahat bir elbise kısa topuklu ayakkabı veya çizme. Ama bir ülke var ki gittiğimde onlar gibi giyinmeden ve yerel kıyafetler almadan edemiyorum, o da Hindistan. Evde olmasına rağmen her seferinde renkli gösterişli takılar, renkli kumaşlar ve kaftanlar alıyorum ve tabii ki Hint, özellikle de Rajasthan mücevherleri… Son gittiğimde Jaipur’da bir arkadaşımın verdiği davete katılmak için kumaşını ve modelini seçip 10 saatte baştan aşağı kendime Hint kıyafeti diktirdim.

Röportaj: Ali Murat Ergül
Fotoğraflar: Özkan Önal
Styling: NetWork

Be first to comment